fbpx

Sonbaharı Doğa ile Yaşayın

Mevsimin sonbahara dönmesiyle hayatın döngüsü de değişiyor. Sabahları serin bir hava ile uyanıyor, güneşin kendini göstermesiyle ısınıyoruz. Gün geçmiyor ki bulutların gökyüzündeki dansına kuşların eşlik ettiği bir manzarada hayallere dalarken bulmuyor insan kendini. Ağaçların yaprakları sarıdan kırmızıya dönerken, doğa kendini kışa hazırlıyor. Bir gün yazdan çalınmış bir hava karşılıyor sizi, bir gün yağmurlar ile şaşırtıyor.

 

Kimi zaman melankoli, kimi zaman hüzün mevsimidir sonbahar. Oysa doğa yazın yorgunluğunu atar ve kendini yeniden doğuşa hazırlar. Plazaların yapay ışıkları ve klimalı odalarında yaşayamazsınız mevsimleri. Bir adım atın ve bırakın doğa sizi içine çeksin. Ağaçların altındaki serinliğinin, güneşin son demlerinde ısınmanın keyfini yaşayın. Bırakın kendinizi, doğanın dengesi içinde mevsimlerin döngüsü sizi yeni başlangıçlara hazırlasın.

 

İlginizi çektiyse eğer size kendi gezi notlarımdan, sonbaharı kucaklayabileceğiniz kısa kaçamaklar önereyim. Gün içinde ayıracağınız birkaç saatle başlar, dilerseniz tüm hafta sonunu doğa ile baş başa geçirebilirsiniz. Önce fazla vaktim yok, bir iki saatte ne yapabilirim diye soranlara cevap vereyim.

 

Şehir ormanlarını keşfederek başlayın önce. Çok bilinenler, daha kalabalık olacaktır. Tercihinize göre insanların arasına karışmak, doğa içerisinde piknik yapmak isterseniz bunları seçebilirsiniz. İstanbul için Belgrad ormanları en klasik parkurlardan biridir. Size tavsiyem aracınızı park ettiğiniz yere en yakın yere gidip oturmayın. Orman içindeki yürüyüş parkurlarını keşfedin, İstanbul’un eski su bentlerini görün. Kirazlıbent, Kurtkemeri, Ayvat bendi bunlardan sadece birkaçı. Farklı ağaç türlerini ayırt etmeye çalışın. Şanslıysanız geyik üretim çiftliğindeki geyikleri bile görebilirsiniz. Bu ormanlar İstanbul’un kuzeyinde Karadeniz’e kadar uzanan doğal habitatın bir parçasıyken artık kuzey otoyolu ile bu coğrafyada değişim başlamış durumda.

 

Eğer boğazdan uzaklaşıp Trakya’nın Karadeniz ile buluştuğu yerleri gezmek isterseniz sırasıyla Karaburun sahili, Durusu üzerinden ulaşabileceğiniz Durugöl ve Çilingoz Tabiat parkı bu bölgede önerebileceğim yerler arasında. Çilingoz ile başlayan bu ormanlar Yalıköy, Kıyıköy ve İğneada üzerinden Bulgaristan sınırına kadar devam ediyor. Bu bölgelerde Karadeniz’in şiddetli yağmurlarına karşın dikkatli olmakta fayda var.

Çatalca’da Karadeniz sahili

İstanbul’un Anadolu yakası benim rutin gezi rotalarım arasında.

İstanbul’un saklı hazineleri adalar, her biri birbirinden güzeller ve sizi her an şaşırtabilirler. Sadece limandan dışarı adımınızı atın ve keşfetmeye başlayın, manastırlar, tarihi ahşap binalar, doğanın ve İstanbul’un güzel manzarası sizi adaların ormanlarında ve yürüyüş yollarında bekliyor.

 

Şehrin içine sıkışıp kalmış Aydos ve Kayışdağı ormanları, İstanbul’un Marmara sahilinde adalara tepeden bakabileceğiniz, İstanbul’un en yüksek tepesinde, Yalova’dan Karadeniz’e kadar uzanan bir manzaranın keyfini çıkarabileceğiniz bir kaçış yeridir. Sonbahar boyunca böğürtlen ve kocayemiş gibi orman meyvelerini bu bölgede bulabilirsiniz. Gölet çevresinde kısa bir tur seçebilir yada performansınızı tepelere çıkan orman yollarında test edebilirsiniz.

 

Rotamızı kuzeye çevirdiğimizde yine İstanbul içinde Çekmeköy’den başlayarak yine Karadeniz’e kadar uzanan ormanları gezebilirsiniz. Bu bölgede Taşdelen Alemdağ ormanları kuzeyde Polonezköy Tabiat Parkına, doğuda Ömerli baraj gölüne kadar uzanır. Bu ormanlara pek çok giriş noktası bulunuyor. Anayolların yakınındaki mesire yerlerinden giriş yapabilirsiniz. Bu alanda işaretlenmiş rotaları takip ederek kaybolma endişesi duymadan yürüyüşleriniz yapabilirsiniz. 

 

Daha da kuzeyde yine Karadeniz sahili bizi karşılıyor. Riva’dan Şile’ye oradan da Ağva’ya uzanan sahil ormanları, yapılan Karadeniz sahil yolu projesi inşaatı dolayısıyla denizden kopuyor ve bir ekosistemin can damarları kesiliyor. Karadeniz sahillerinde yeşil ile mavinin buluşmasını görmek için vakit kaybetmeyin, sonra çok geç olabilir. Şile’de sahilden içeriye döndüğünüzde Saklı göl çevresinde yürüyüş ve bisiklet için hazırlanmış parkurları ile görülmeye değer. Saklıgöl’ün güneyindeki tepelere çıktığınızda aşağıda Darlık baraj gölünü de görebilirsiniz. İstanbul Kocaeli sınırını takip ederek güneye indiğinizde Hacıllı köyü ve çevresi doğa yürüyüşleri için halen çok keşfedilmemiş yerler. Dere kenarında yürüyüş yapabilir, şelalelere kadar gidebilirsiniz. Sonbaharın yağmurları ile dere coşar, yedek ayakkabı ve kıyafeti unutmayın.

 

Ağva Sahilinde Kayalıklar

Gebze’nin hemen üstünde Ballıkayalar tabiat parkı Anadolu yakasında İstanbul’a yakın bir diğer gezi rotası. Yazın suları azalan kanyon yeniden  dolar. Kısa bir yürüyüş ile kanyon girişindeki tepeye çıkabilir ve manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Kanyonun üst kısımlarına gitmek için tepeden geçen yol bir diğer alternatif.

 

İstanbul’a yakın araç ile ulaşılabilecek alternatifler arasında benim favorim İzmit veya Sapanca üzerinden ulaşabileceğiniz yaylalar. Bir hafta sonunuzu ayırarak buraları gezebilirsiniz. İzmit’te Kartepe istikametini takip ederek Kuzuyayla’ya ulaşabilirsiniz. Sonbaharın sonuna doğru buralarda kar ile karşılaşabilirsiniz. Kuzuyayla’dan Kartepe’ye çıkan yolları dolaşabilir, Altıoluk yaylasına geçebilirsiniz. Soğucak yaylasına da Sapanca ve ardından İstanbuldere istikametini takip ederek ulaşabilirsiniz.

 

Soğucak Yaylası

Sonbaharı doğa ile karşılarken dikkat etmeniz gereken bir kaç öneri ile bitireyim isterseniz. Hava durumu her an değişebilir bu mevsimde. Mutlaka sizi sıcak tutacak ve yağmurdan koruyabilecek kıyafetleri yedekli olarak yanınızda bulundurun. Havanın erken karardığını aklınızdan çıkarmayın. Muhteşem sonbahar manzaraları size zamanını nasıl geçtiğini unutturabilir. Mutlaka gittiğiniz yeri, ne zaman dönmeyi planladığınızı bir yakınınıza ya da arkadaşınıza haber verin. Yanınızda telefonunuz bulunsun ama şehir dışındaki rotalarda çekmeyeceğini unutmayın. Rotaları bir çok farklı uygulama ile telefonunuzdan takip edebilirsiniz, bu durumda da şarjınız erken bitebilir. Arkadaşlarınızla beraber bu gezileri yapabileceğiniz gibi yalnız başınıza da gezebilirsiniz. Anlattığım rotaların çoğunda off-road  araçlar ile gezme imkanı da var. Gideceğiniz yerle ilgili önceden bilgi sahibi olmaya çalışın. Yürüyüş mesafenize ve süresine göre yanınıza su ve atıştıracak yiyecekleriniz olsun.

 

Ve en önemlisi doğada sadece ayak izinizi bırakın. Doğanın gerçek sakinlerine saygılı olmaya çalışın. Yanınızda getirdiğiniz her şeyi lütfen geri götürecek şekilde gezin doğayı. Bir çöpün organik olması doğaya ait olduğu anlamına gelmez. Ve sadece güzel hatıralar ve fotoğraflar ile dönün. Doğadan hatıra olarak aldığınız bir çiçek bile zamanla bu güzelliğin dengesini bozmaya yetecektir.

 

 

Doğayla ve sevgiyle KALın. Yollarda görüşmek dileğiyle,

Mehmet Barutcugil – Dr. Gadoff

 

 

 

About the author

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Facebook
YouTube
LinkedIn
Instagram